EĞİTİMCİ GÖZÜYLE BAŞARISIZLIK NEDENLERİ

Sayın Cumhurbaşkanının “eğitimde başarılı olamadık” özeleştirisi üzerine bir eğitimci büyüğümün kendi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı tüm tespitlerine katılarak sizinle paylaşmak istedim. Yıllarını eğitime vermiş birinden başarısızlık nedenlerinden sadece bir kaçı…
“Size kesinlikle katılıyorum sayın Cumhurbaşkanım..

Eğitim’de maalesef başarılı olunamadı. Önce tecrübeli ve ehliyetli idareciler görevden alındı, dersler ve bilimler arasında ayrım yapıldı, hatta bazı dersler tamamen yok sayılarak sınav sisteminden tamamen çıkarıldı, son anda ölümü gösterip sıtmaya razı edercesine lütfen 5 evet sadece beş soru ile yeniden sınavlarda yer aldırıldı..

Sizin liderliğinizde hareket eden mevcut iktidar döneminde TV’lerde bolca Türk Tarihi ile ilgili diziler çevrilip, kaybettiğimiz özgüven ve kimliğimiz yeniden ayağa kaldırılırken, Siz Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nda bazı aydınlarımız ve yazarlarımıza ödüller verirken, sizin atadığınız MEB / YÖK / ÖSYM bunlardan acaba kaç soru soruyor, öğrencilerimizin bunları ne kadar öğrenmesi sağlanıyor diye bir bakın sayın Cumhurbaşkanım…

Sizin beyit ve şiirleriyle sözlerinizi ve konuşmalarınızı süslediğiniz, yazar ve Edebiyatçılarımız ne kadar öğretiliyor ve ÖSYM sınavlarında ne kadar soru sorulup gençlerimizin Türk Edebiyatı’na yönelmesi ve öğrenmesi sağlanıyor, bir bakın lütfen…
Bugünlerde kardeşlik duygularımızın zirve yaptığı ve Türk Dünyası’nın ilk cumhuriyeti, en çok okuyan topluluğu, Kafkas İslam ordusu ile büyük ceddimiz Osmanlı Devleti’nin, neredeyse ölürken bile 1918 sonbaharında yardımına koştuğu, bağımsızlığını elde etmesini sağladığı, Millî Mücadelemizde bize maddî-manevî destek olan, ilk cumhurbaşkanı M.Emin Resulzade’nin Millî Mücadelemizin lideri M.Kemal’e Kur’an, kılıç ve bayrak hediye ettiği ve bu hediyeleri büyük onurla kabul edip “Azerbaycan’ın kederi kederimiz, sevinci sevincimizdir” dediği kardeş ve Can Azerbaycan’dan kaç şair-yazar tanıyor gençlerimiz, ne kadarını öğretebiliyoruz? Tabii ki koskoca bir HİÇ !!!

Kafkas ordusunun kahramanlığı ve Bakü’yü Ermeniler’den kurtarışını yazdığı “Çırpınırdı Karadeniz” şiiri ile kutlayan ve adını ben fakir gibi “Ülkücüler” dışında kimsenin bilmediği, bestesinin bugünlerde bolca dinlendiği Ahmed Cevad’dan haberimiz var mı? O büyük Türkçü şairi katleden geçen yüzyılın Hitler ile birlikte en büyük ve en kanlı katili Stalin’e sığınan ve O’nu öve öve yere göğe sığdıramayan şairler yüceltilirken, 1934’de Stalin’in Türkçü duygular taşıdığı için idam ettiği, eşini Sibirya’ya sürdüğü, çocuklarını da değişik esir kamplarına göndererek ailesini tarümar ettiği Ahmed Cevad’a bu ilgisizliğimizin sebebi aynı zalim Stalin gibi düşünmemiz mi? Biz O büyük şaire Tarih önünde ve ahrette ne cevap vereceğiz Allah aşkına? Mabel Matiz’i bile soran ve unutmayan MEB / ÖSYM / YÖK Türk Dünyası Edebiyatı’nı öğretiyor ve soruyor mu?

Peki biz hangi Edebiyat-Tarih-Din-Felsefe eğitimi ile, sayısal derslerde öğrendikleriyle sevgili gençlerimize, ailesine, milletine, insanlığa faydalı bir kişilik – karakter kazandıracağız… Geçmişten beri Ülkücülerden başka (çok şükür) kimsenin dile getirmediği, bugünlerde de kimsenin dilinden düşürmediği ve anlaşıldı ki, başkaca da çaremizin olmadığı Türk-İslâm Birliği’ni, Turan’ı hangi millî şuûr ve hangi Tarih bilinci ile kuracağız sayın cumhurbaşkanım…
Ben Matematik, Fizik Kimya, Biyoloji gibi Sayısal bilimlere tabii ki karşı falan değilim, benim karşı çıktığım, bilimler/dersler arasında ayrımcılık yapılması ve sosyal bilimlerin değersizleştirilmesidir. Mevcut sınav ve puanlama siteminde Tarih, Türkçe ve Türk Edebiyatı (Dil ve Edebiyat demedim, dikkat! Türkçe ve Türk Edebiyatı diyorum.), Felsefe, Coğrafya ve Din gibi çocuklarımızı hayata hazırlayan ve öğrendikleri diğer derslerle elde ettikleri mesleklerini icra ederken şahsî çıkar ve menfaatten önce, millî menfaatleri gözetmesini sağlayacak, hayat başarısını temin edecek, millî ve insanî hasletlere sahip olarak yetişmelerini sağlayacak sosyal derslerin bir kenara itilmesidir beni üzen ve istikbalimiz adına endişeye sürükleyen… Misak-ı Millî bilinmeden, Mavi Vatan nedir, Ülkemiz ve vatanımızın yeraltı ve yerüstü zenginlikleri nelerdir anlaşılmadan, bu imkân ve fırsatları bizden almak isteye düşmanlarımız kimlerdir, neler yapmışlardır, neler yapabileceklerdir öğretilmeden, istikbalde daha gür bir sesimizin olması, varlığımızın kıyamete kadar daim olması için sahip olmamız gereken beceri ve yeteneklere sahip olmadan nasıl bir gelecek tasarlayabiliriz?

Sonra da başımızı duvarlara vurmuyor muyuz? Bu da nereden çıkı, ABD-Rusya-BM vb. kurum ve kuruluşların söylemleri ile politikaları neden farklı oluyor, özellikle Türkler ve Müslümanlar söz konusu olunca diye dövünmüyor muyuz?
İşte bu yüzden… Sınav sistemi ve sınavlardaki soru sayı ve niteliği sebebiyle çocuklarımız Tarih, Felsefe, Din, Coğrafya derslerine çalışmayı, okumayı bıraktı. Sadece Matematik ve Fen dersleri, kısmen de Dil kurallarını çalışıyor artık. Çalışıyor diyorum, yanlış anlamayın, ezberliyor! Niçin biliyor musunuz, hayatının diğer bölümlerinde ve mesleklerinde belki de %80-90’nını hiç kullanmayacakları bu bilgileri, sadece ve evet sadece 2 saatlik bir sınav için ezberliyorlar!

Okumak, düşünmek, bir hayal ve ülkü sahibi olmak, millî ve insanî ideallere sahip olmak, empati yapmak… Allah aşkı, insan sevgisi, hoşgörü, şefkat, merhamet, adalet, yardımseverlik, anlayışlı olmak, hakkına razı olmak, hak etmediğine talip olmamak, kendisi için istediğini başkaları için de istemek.. Bunlar yok artık, varsa yoksa bencillik, egoizm, kısa yoldan nasıl köşe dönerim, torpille nasıl bir makam-mevki sahibi olurum, zengin olunca veya imkan bulunca da nasıl bu ülkeden kaçarım hesabı yapan, ev-araba-tatil-eğlence şekil ve modelleri dışında bir hayali olmayan, kişilik-karakter sorunları, hatta psikolojik sorunları olan bir nesil geliyor sayın bakanım, sayın cumhurbaşkanım…

Ne olur bu millete kıymayalım, istikbalimize daha güçlü nesiller yetiştirerek yürüyelim. Bu yolda bize yol gösterecek, yolumuzu aydınlatacak, temel ilke ve prensipleriyle yüce Dinimiz, tecrübe ve birikimleriyle büyük tarihimiz, fikir ve düşünceleriyle Nurettin Topçu, Mümtaz Turhan, Erol Güngör, Cemil Meriç, Oktay Sinanoğlu, Halil İnalcık, Aziz Sancar, İlber Ortaylı (Son ikisi dışındakiler vefat ettilerse de eserleri ve fikirleri ortadadır) vb. aydınlarımız var… Yeni Selçuk Bayraktar’lar böyle yetişebilir, bunu unutmamak gerekir…
Allah Ülkemiz, Milletimiz ve Mazlum Türk Dünyası’nın yar ve yardımcısı olsun.. Vesselam…”

1204

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.